Frangipane, Mezopotamya’da yazı icat edilmeden önce burada bürokratik sistemlerin kurulduğunu belirterek, “Yine burada kaliteli metaller bulduk. Metal işlemeyi çok iyi biliyorlarmış. Bazı kılıçlar gümüşten. O zamanlarda büyük metal teknolojisi olduğunu anlıyoruz. Bu, çok önemli. Kılıç ve mızrak ucu bulduk. Bulduğumuz kılıç dünyadaki en eski kılıç. Bundan sonraki en eski kılıç 600 sene kadar sonra Alacahöyük’te bulunuyor. Ama bu bulduklarımız, hemen hemen 1000 yıl daha öncesine dayanıyor. Bulunan 9 kılıç, olağanüstü bir şekilde tek parça halinde ve üzerleri işlemeli olarak çıkarıldı.” şeklinde konuşuyor. Höyükte bugüne kadar yapılan kazılar sonucunda M.Ö. 3300–3000 yıllarına ait bir kerpiç saray, M.Ö. 3600–3500’lere ait bir tapınak, binlerce mühür baskısı, kaliteli metal eserler bulunmuştu. Devam eden kazılarla, Aslantepe’nin bir kompleks olduğu fark edildi. Frangipane, Aslantepe’deki sarayın Yakın Doğu’da bilinen ilk saray tipi büyük bina olduğunu ileri sürüyor. Bulunan mühürler ise yazının kullanılmadığını belgeliyor. Frangipane’a göre burada yaşayanlar ticaret hayatını bu mühürlerle gerçekleştiriyordu.
Öte yandan Aslantepe’nin açık hava müzesi haline getirilmesi için de çalışmalar hızla devam ediyor. Aslantepe’deki çalışmalar, Malatya Belediyesi tarafından kitapçık haline getirildi. 3 bin adet basılan kitapçık 22 sayfadan oluşuyor. Malatya Belediye Başkanı M.Yaşar Çerçi, Aslantepe’nin Malatya için önemli tarihî bir değer olduğunu belirterek, bu değerin tanıtımının yeterince yapılamadığını ifade ediyor. Başkan Çerçi, “Aslantepe, açık hava müzesi haline getirilmeli.” diyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder